Hayal Et ve Fırsatları Değerlendir

Gelecekle alakalı hayal etmeye başladığımızda (hele birde fantastik şeyler düşünüyorsak), hayal ettiğimiz çoğu şey diğerleri tarafından garipseniyor ve genellikle kötü yorumlara maruz kalıyoruz. Dolayısıyla motivasyonumuz düşüyor. Eğer yapacağımız varsa bile sırf bu yüzden herhangi bir aksiyon alamıyoruz. Aksiyon almayı geçtim, sırf diğerlerine saçma geldiği için hayal etmekten bile vazgeçebiliyoruz.
Biraz fantastik olup, bir zaman makinesi icat ettiğimizi düşünelim. Zamanda yolculuk yaparak 1900’lü yılların başına geldik ve ilk gördüğümüz kişiye televizyonu anlattık. Acaba nasıl bir tepki verirdi? Bence sorduğumuz kişi ileri görüşlü biri değilse, muhtemelen hiçbir şey anlamayarak; “ Hadi oradan!” gibi ya da buna benzer bir tepki verecekti, yani yadırgayacaktı. Bundan tam 23 yıl sonra da o yadırganan şey, televizyon icat edildi. 1923 bizim için geçmiş, televizyonu anlattığımız kişi için ise gelecekti. Peki, aramızda bu yazıyı okuyan ve televizyonun ne olduğunu bilmeyen kaç kişi var? Cevabın ne olduğunu hepimiz biliyoruz ve hiçbirimiz televizyonu yadırgamıyoruz değil mi?
1960 yılında Güney Kore’nin kişi başı gelir düzeyi 150 dolar civarındaydı, günümüzde ise 25000 doların üzerinde. Nasıl oldu da, 60’lı yıllarda kişi başı geliri 150 dolarla dünyanın en kötü ekonomisine sahip olan Güney Kore’nin,  günümüzdeki kişi başı geliri 25000 doların üzerine çıktı? Bir haber sitesinde Samsung’un Sony’e karşı geliştirdiği politikasıyla ilgili bir haber okumuştum. Sony Japonların küçük evleri için küçük TV ekranları üretiyormuş ve ürettiği en büyük TV ekranı 30 inçmiş. Bunu fark eden Samsung Avrupalıların büyük evleri için büyük TV ekranları üretmeye başlamış ve dünyaya açılmış. Çok küçük bir detay gibi görülebilir ama buna benzer küçük fırsatlar birikerek Samsung’u dolayısıyla da Güney Kore'yi daha ileriye taşıdı.
Bahsettiğim bu iki unsur (hayal etmek ve fırsatları değerlendirmek), birbirinden bağımsız gibi görünüyor olabilir ama bana kalırsa tam olarak birbiriyle bağlantılı. Çünkü hayal edersek değerlendirebileceğimiz daha çok fırsatımız oluyor. Tıpkı Samsung’un politikası gibi; eğer televizyon icat edilmeseydi, Sony’nin küçük ekran üretmesi bir fırsat olmayacaktı. Demem o ki, diğerlerinin ne düşündüğü moralinizi bozmasın, geleceği hayal etmek önemli. 

0 yorum:

Yorum Gönder